Çeneni tut, mutlu yaşa...
- 3 saat önce
- 1 dakikada okunur

İnsanın başına ne gelirse, çenesine hakim olmamasından gelir. Çünkü insan böbürlenmeyi sever. Kendini anlatmaya bayılır. İçinde bir kahraman barındırır. Çoğu zaman yalanlarla süslü anlattıklarına kendini bile inandırır...
Gayrimeşru yaşayanların devirdikleri büyük işlerin sonucunda yakalanmaları, planı programı iyi yapamadıklarından değil, çenelerini tutamadıklarındandır çoğu zaman. Birkaç kadehten sonra yaptıkları ballandıra ballandıra anlatmaya başlarlar... Oysa yerin kulağı vardır. Masada anlatılanlar orada kalmaz...
Dobracı'lığıyla övünür kimileri... Olabilir, bu da insanın hallerinden biri... Ama, patavatsızlığın dobracılık olduğu yanlışına düşülmemeli... Muhatabının en az senin kadar düşünebildiğini hesaba katmadıysan, seyret o zaman başına açılacak işleri..
Bazıları nüktedanlıktan anlamaz; boşuna zaman kaybıdır tükettiğin nefesler.. Ne şakadan anlarlar, ne de incelikten...
Onlara dosdoğru ve basit seçilmiş bir dille, BİLAL'e (!) anlatır gibi tane tane anlatmalı, anladığından emin olana kadar, dilinin ucunda birikenleri yutma pahasına da olsa, sabırlı davranılmalıdır. Tabii ki sabrın da bir sınırı vardır;
o sınırın aşılıp aşılmaması, senin pratik zekana kalmıştır...
Eleştiriye açık olmayan buna mukabil eleştirmeden duramayanlar vardır bir de... Çevrenize bir bakın, onlar her yerdedir... Söz söylemeye cesareti olmayıp, klavye cambazlığı yaparlar. Her fırsatta, kuyu kazmaktır meziyetleri... Onlara bu fırsatı vermemek, kalem kavgasına girmemekle mümkündür. Çünkü bazıları için,
YAPACAK BİR ŞEY YOKTUR..!
SELAMETLE...






















Yorumlar